|
Kavga
Orhan Hançerlioğlu Özgürlük Düşünesi adlı kitabında Kavga konusuna değinmiş.İşlenen konu ilgimi çektiğim için, sizlerle paylaşmak istedim. Yazıda ilk kavganın ilk insanla başladığı ifade ediliyor. Adem ve Havva`nın iki çocuğu dünyaya , Kabil ile Haabil. Kabil çiftçi, kardeşi ise çoban olur. Kabil Tanrı`ya toprağın ilk ürünlerini sunar. Haabil de sürünün ilk ürünlerini Tnrı`ya sunar. Tanrı, Haabil`in armağanını alır, ama Kabil`in armağanına bakmaz. Bunun üzerine Kabil öfkelenir ve kırda kardeşini öldürür.Bu olay Musa`nın birinci kitabının dördüncü bölümünde anlatılıyormuş. Demek oluyor ki, ilk kavga böyle başlamış oluyor. İlk çağdan gelme eski bir İbrani masalında insanlar dört bölüme ayrılıyormuş
Bu İbrani masalındaki ayrımı günümüzdeki insanlara, daha doğrusu ülkemizde uygulamaya kalktığımızda çoğunluğun ikinci grupta toplandığını görürüz. Bunlar doymayan gruplardır. Kendisine ait olanla yetinmeyip, başkalarınkini almayı da isterler. Aldıkça daha çok almak isterler. Dördüncü gruba ait olanlara hemen hemen hiç rastlanmaz ülkemizde. Çünkü bu tarife göre onlar halktır. Halkı koruyacak veya onunla her şeyi paylaşacak baba yiğit pek çıkmaz yaşamda. Bir tek insan çıkmıştı ülkemizde, o da Mustafa Kemal`di. Hayatı boyunca benim olan senin dedi. Ondan sonra gelenlerde bu geleneği bırakarak, ikinci grupta olmayı tercih ettiler. Zaman ilerledikçe, insanlar iki bölüme ayrılmışlar: Ezenler ve ezilenler. Bence bu terim zamanımıza daha güzel uymaktadır; ezenler ve ezilenler. Fakat ne hikmetse, sonunda hep ezilenler savaşı kaybetmektedirler. Orhan Hançerlioğlu bunun için tarihten iki güzel örnek göstermiş: M.Ö. 109-61 arasında yaşamış Katilina ve gene M.Ö. 73- yılları arasında yaşamış olan Spartaküs. Her ikisi de ezilenlerin tarafını tutmuş onlar için mücadele vermişler, ama sonunda ikisi de ezenlere mağlup olmuşlardır. Yazar sonunda şu yargıya varıyor ve diyor ki: Kavga ezenler ile ezilenler arasında değil, ezilenlerle ezilenler arasında Tarih ister M.Ö ister M.S. yı göstersin hikaye hep aynı. Ezenlere karşı başlatılan savaş sonunda dönüp dolaşıp kendi aralarında olmaktadır. Ezenlerde hakikaten kendileri için bu başlatılan savaşı ya lüks otellerden ya da villalarından ellerinde şampanya kadehiyle seyretmektedirler Görüldüğü gibi yaşanan olaylar, tarih neyi gösterirse göstersin, ülkenin adı ne olursa olsun hep aynı. Her zaman ikinci grubu teşkil edenler sahneye hakim olmuşlardır. Şöyle ülkemizin tarihine bir göz atacak olursak ne görürüz: 1938`e kadar yeni kurulmuş olan Türkiye`de yalnız ve yalnız Mustafa Kemal benim olan senin demiş halkına. Fakat 1938`den sonra başlayan devrede ise, ikinci grubu teşkil edenlerin hakimiyet kazandığını görürüz. Bunlarında sloganı Ben bana hep bana olmuştur. Ezilenlerle ezilenler birbirini yetikçe, bu ikici gruptakiler hakim olmaya devam edeceğine benziyor.
Dr. Yüksel Cavlak ADK Başkanı
|