Satılık adamlar çarşısı

 

Aklın kabakları beğen beğen al

Satılık düşünceler salatalık,

Sulu boya kalemler satılık,

İlke turşuları satılık

Yürekleriyle satılık bataklık

Çok kalabalık

 

Çuvalını al git çarşıya

Parti purtu için binlerce

Gazetelere ağalara göre

Gündelik çığırtkanlar, ilke devşiriciler

Koş her arabanın önüne

Başlarlar türküne…

 

Dizilmiş sıra sıra

Boyalı saksılarda beni al dikenleri

Kininin değeri kalp altın,

Kimi on para etmez

Doyur gübre ile d,iplerini

Büyür uşaklık ağacı bir günde.

 

Bir ağızdan hepsi: Çıkardınız efendimiz,

Ne imiş namuslu gökyüzü, arındırıcı deniz?

Yüreklerimizi yemiş bitirmiş leş kurdu,

Biz de yeriz bitiririz bu yurdu.

Yasalar mı? Töreler mi? Erdemler mi?

Tam, bilenmiş dişlerimize göre.

 

En sağlam canlıyı koyun önümüze,

Deviririz koca ağaçları bile,

Temelini insan emeği yapıların,

Gelin sandıklarını umutların, güzelliklerin

Bir günde yok ederiz, gezin görün bu çarşıyı

Biz yok ettik yeryüzünde şimdiye de her şeyi.

 

Gül yaprağını yedik bitirdik,

Gelen en güzel seheri tırtıl tırtıl yiyen

Biziz insanca gökyüzünü didik didik eden

Kara tozumuzdur günlerini örten

Kentlerin üzerindeki umutsuzluk bulutu,

Pis dişlerimizle kemirdiğimiz o güzel gökyüzünden

Ceyhun Atuf KANSU 1963