|
Egemenlik, kayıtsız şartsız AB`nindir mi demeli?
1923`te Mustafa Kemal`in söylediği Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir. sözü Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin bir duvarını süslemektedir. 1923`ten günümüze kadar köprünün altından çok sular aktı. Acaba bu söz hala geçerli mi? Son yıllarda yaşanan olaylar ve bir zamanların bağımsız Türkiye Cumhuriyeti`nin karanlıkta bilinmeyen bir hedefe doğru aldığı yol bu sözün pek de geçerli olmadığını kanıtlamaktadır. Bir televizyon programında O. Pamuk davasına dinleyici olarak katılan sayın Altemur Kılıç`a sorulan bir soru üzerine verdiği cevap bunu daha da pekiştimektedir. Sayın Kılıç şunu söyledi: Yarın belirli gazetelerde sür manşet olarak Pamuk değil Türkiye yargılandı başlığını görürseniz hiç şaşmayın. Gerçekten de öyle oldu. Belirli basın bu ve buna benzer başlıkları attı ve hatta bir yazar da Türkiye topuğundan vuruldu diye yazısına başlık attı. Sür manşetin ve yazarın yazdığı yazının nedeni de şu: Dünyaca tanınmış romancı O.Pamuk düşünce özgürlüğü hiçe sayılarak yargılanıyor. Bunu da empoze edenler de duruşmayı bizzat yerinde gözlemlemek için İstanbul`a gelen Avrupa Birliği`nin bazı yetkilileri. Hiçbir tarihi gerçeğe dayanmayan iddiasıyla kendi ülkesinde huzursuzluk yaratan ve yine kendi ülkesini sırtından vuran O. Pamuk`u savunmak için! Bu Batılılardır ki, yıllarca insan haklarını kendi çıkarları için savunmuşlardır. Türkiye Cumhuriyeti`ni bir sömürge gibi görerek, sömürge valisi edasıyla istedikler zaman gelmişler ve istedikleri gibi konuşmuşlardır. Türkiye`nin her tarafında fakirlik varken, haksızlık varken, ayağının tozuyla kendilerini Anadolu`nun güneyinde bulmuşlardır. Ne yazık ki, bu iç meselemize karışmaya da hiçbir hükümet yetkilisi ses çıkarmamış, çıkaramamıştır. İşte O. Pamuk olayında da öyle oldu. Yargının bağımsızlığını bilinçli bir şekilde hiçe sayarak, Türkiye Cumhuriyeti`ne, Türk halkına hakaret eden kişiyi dolaylı yoldan savunmaya geldiler. Evet, Batılıları anlıyoruz. Onlar insan haklarına oldukça değer veriyorlar. Hem kendi ülkelerinde hem de diğer dost olarak kabul ettikleri(!) ülkelerde de aynı hassasiyetin olmasını istiyorlar. Onları alkışlamak isteriz, ama yapamıyoruz; çünkü bu savundukları insan hakları tek yönlü çalışıyor. Bizler nasıl Türk basınından Van`daki olayı üzüntüyle takip ediyorsak, onlarda muhakkak surette Van 100`üncü yıl Üniversitesi Rektörü sayın Yücel Aşkı` a yapılanı takip ediyorlardır. Ama tık yok! Peki, O. Pamuk`un yaptığı insan hakları, düşünce özgürlüğü kapsamına giriyor da Rektör sayın Yücel Aşkın`na yapılanlar hangi insan hakları kapsamına giriyor? Meclis duvarında Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir. yazısı duruyor ve bu yazının önünde hükümet yetkileri, Avrupalının tutumuna Ağzımızı tutatım! Aman AB ilişkilerimize bir zarar gelmesin saplantısıyla bu yargıya ve içişlerine karışmaya ses çıkarmıyorlar! Bir ülke ve onun toplumu için bundan daha acı, daha hüzünlü bir olayı düşünmek mümkün mü? O zaman istemeyerek insanın aklına şu soru geliyor: Madem ki, millete hiçbir şey sormadan, ülkesi ve halkı AB`nin ellerine teslim ediliyor, neden o yazı yerine daha büyük ve kalın puntularla Egemenlik, kayıtsız şartsız Avrupa Birliği`nindirdiye yazılmıyor? O meclisten Atatürk`ün maraşal rütbeli resmini indiren zihniyet bunu da rahatlıkla yapabilir. Bu yazının altına ilaveten şu yazı da konulabilir: Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler, her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar. Bununla birlikte bir gerçeğin altını çizmekte yarar olduğunu da belirtmek isteriz. O da AB`nin devletler üstü bir kuruluş olduğu, bundan dolayı da üye ülkelerin bir kısım yetkilerini Brüksel` e devredecekleridir. Ne var ki, buna karşılık da, Avrupa Parlamentosu, AB konseyi gibi organlarda alınacak kararlara katılma hakkına sahip olacaklardır. Türkiye, şu anda AB üyesi değildir. 15-20 yıl sonra olacağı söyleniyor sadece. O zamana kadar hiçbir şey değişmezse tabiî ki. Ama henüz daha dere görünmeden paçayı sıvamak niye? TBMM`de Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diye yazılan bir ülkede, Atatürk`ün Cumhuriyeti`nde böyle bir şey olabilir mi? Oluyor işte! Öyle mi? Hele durun bakalım Dr. Yüksel Cavlak Almanya Dr. Hüseyin Pekin, İsviçre
|