Avrupa`nın aydınlığı kendisine

 

 APK, Adalet ve Kalkınma Partisi nin büyük bir çoğunlukla iktidarı eline geçirdiğinden bu yana ülkenin işlerini bir kenara bırakıp politik ağırlıklı Avrupa Birliği`ne girmeye endekslemiş olduğunu görüyoruz. Ülkede toplumun büyük kesimi açlık sınırında yaşıyormuş hiç umurunda değil bu hükümetin. Akılları fikirleri AB`de!.. Yazılı ve görsel basını da yanına alan iktidar “Batılılaşmayı”, “Aydınlanmayı” ağzında sakız yapmış, çiğneyip duruyor. Gün geçmiyor ki, “Batının aydınlanma felsefi, bizim felsefemizdir, çocuklarımızın geleceğidir”, Aydınlık yarınlar için Avrupa Birliği”, Ülkenin aydınlanmasını istiyorsak  AB`ne “evet”, karanlığa gömülmek istityorsak AB`ne “hayır”, “Geleceğimiz Batının aydınlığı ile olacaktır” gibi sözleri okumayalım, duymayalım.

Evet Avrupa kıtasında bir aydınlık var. Avrupa ülkeleri kendilerini Ortaçağın zincirinden kurtarmış, yeniçağa adım atmıştı bundan 500 sene önce. Nasıl yapmıştı bunu? Ortaçağın skolastik felsefesini yani din adamlarını yetiştirmeyi, ülkeyi onların eline bırakmayı ön planda tutan düşünüşü terk ederek. Peki yeniçağa adım atan Batılı bu gelişmeyi kimin için yapmıştı? Tarihin tozlu sayfalarına bir göz attığımızda, bu gelişmeleri kendileri için yapmış olduğunu görürüz. Rönesans olarak adlandırılan bu yeni çağın başkalarına pek de yararı olmadığını olayları tetkik ettiğimizde fark ederiz. El oğlu, kendi başardığı yeniçağın meyvelerini başkalarıyla paylaşır mı? Tarihte bunun bir çok örnekleri var; I.Dünya Savaşı`ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti`ni aydınlatmak için mi, onun tekrar ayakları üzerinde durması için mi parçalamaya kalktılar? Çöken Osmanlı topraklarında yeni çağı başlatmak için mi ülkeye acilen yerleşmeye başladılar? Elbette ki değil! Kendi yeniçağlarını güçlendirmek için, sömürme alışkanlığını tekrar yaşatmak için yola çıktılar…

Hangi Avrupa ülkesi gittiği ülkeye aydınlık getirdi, o ülkenin genç kuşaklarına mutlu yarınlar hazırladı? Sadece sömürmeye gitti. Yüzyıllarca o ülkelerin toplumlarını sömürebildiler.  Örnek mi? İstediğiniz kadar; İşte Çin, işte, Hindistan, işte Afrika vs vs…

Şimdi kazandığı seçimden dolayı kendisini dev aynasında gören iktidar, ülkenin geleceğini AB`ne girmekte görmektedir. Ya bunlar tarihi okumamış ya da unutmuş olmalılar ki, Batı diyor başka bir şey demiyorlar!

Kendi yakmış olduğu aydınlık odağına, şu anda zayıf da olsa, Batılının yalancı aydınlığını tercih etmesini anlamak mümkün değil. Avrupalı aydınlanma felsefesinin gitmiş olduğu ülkeleri bir göz önüne getirelim, ondan sonra Batılının aydınlığına ihtiyacımızın olup olmadığını görelim. Bundan 80 yıl önce yakılan ve bizim için yeniçağ olan dönemimizdeki ışık er geç bize Batılaşmanın nerede olduğunu gösterecektir.

 

 Dr. Yüksel Cavlak,ADK Başkanı

Dr. Hüseyin Pekin, ADK Başkan Yard.

 

                                                                                                                      25